Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından düzenlenen ve 2008 yılından bu yana başkentin önemli geleneklerinden biri haline gelen Lefkoşa Maratonu’na, UBP Lefkoşa Türk Belediyesi Başkan Adayı Mehmet Aktunç, ailesi, belediye meclis üyesi adayları ve aileleriyle birlikte katılacak.
Aktunç ve ekibi bu amaçla maraton için kayıt işlemi yaptırırken Lefkoşa Türk Belediyesi’ni ziyaret ederek çalışanlar ile bir araya geldi.
Bu yıl maraton gelirinin geçtiğimiz ay yaşanan gemi faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına bağışlanacak olmasının etkinliğe ayrı bir anlam kattığını belirten Aktunç, “Bu acı olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır diliyorum. Kazadan etkilenen herkese de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Lefkoşa’nın böylesi anlamlı bir dayanışmada bir araya gelmesi son derece kıymetlidir.” dedi.
“SPORU ŞEHRİN GÜNLÜK YAŞAMINA TAŞIMALIYIZ”
Lefkoşa’nın yalnızca hizmetlerin yürütüldüğü bir başkent değil, çocuklarıyla, gençleriyle, öğrencileriyle ve yaşlılarıyla yaşayan, hareket eden, dinamik bir şehir olması gerektiğini vurgulayan Aktunç, sporun belirli gün ve etkinliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
Aktunç, hedeflerinin Lefkoşalıların spor yapmak için özel bir gün beklemediği, hareketli ve sağlıklı yaşamın günlük hayatın doğal bir parçası olduğu bir başkent yaratmak olduğunu belirtti.
Bu anlayış doğrultusunda hazırladıkları projelerde yeşil alanlara, spor tesislerine, bisiklet yollarına, yürüyüş ve koşu parkurlarına özel bir yer ayırdıklarını ifade eden Aktunç, çocukların güvenle oynayabildiği, gençlerin spor yapabildiği ve her yaştan insanın rahatlıkla yürüyebildiği bir Lefkoşa’nın mümkün olduğunu kaydetti.
Maratonun hem toplumsal dayanışmanın hem de sağlıklı yaşam kültürünün güzel bir örneği olduğuna dikkat çeken Aktunç, Lefkoşa’da sporun yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Sporun ve hareketli yaşamın yılın 365 günü şehrin her köşesinde hissedildiği bir başkent hedeflediklerini belirten Aktunç, Lefkoşa’ya yakışan yaşam anlayışının yalnızca işleyen değil, aynı zamanda yaşayan bir şehir oluşturmak olduğunu ifade etti.