BBC’ye göre, söz konusu 30 çocuğun 15’i KKTC'de faaliyette bulunan bir Tüp Bebek Merkezi’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından dünyaya geldi. DNA testi yaptıran çocukların büyük bölümünün ise 2012 ile 2024 yılları arasında bu merkezdeki tedaviler sonucunda doğduğu ifade edildi.
Yanlış sperm donörünün kullanıldığını kısa süre önce öğrendiğini belirten ve haberde “Rachel” adıyla yer alan annelerden biri, yaşananları “Kesinlikle büyük bir skandal” sözleriyle değerlendirdi.
BBC’nin haberinde Dr. F.U. T., Dr. Ş.A. ve hasta koordinatörü J.H.’in, bahse konu Tüp Bebek Merkezi’nde bu ailelerin birçoğunun tedavi sürecinde görev aldığı belirtildi.
Dr. F.U., daha önce BBC’ye yaptığı açıklamada bahse konu merkezde sperm siparişinden kendisinin sorumlu olmadığını ve belirli bir donör talebinin kendisine iletilmediğini savunmuştu. DNA testlerinin güvenilirliği konusunda da şüpheleri bulunduğunu belirten Tip, herhangi bir usulsüzlük yaptığı iddiasını reddetti.
BBC’nin aktardığına göre Dr. F.U. T. ve Dr. Ş.A yöneltilen sorulara yanıt vermedi. Söz konusu Merkezi'den iddialara ilişkin açıklama alınamadı.
Haberde ayrıca dünyanın en büyük sperm bankalarından Danimarka merkezli Cryos International’ın, bahse konu Tüp Bebek Merkezi’ni 2016 yılından bu yana kara listesinde tuttuğu ileri sürüldü.
Avrupa’daki üreme sağlığı uzmanları, yanlış donör kullanılmasının tek bir olayda dahi son derece nadir görüldüğünü; aynı sağlık ekibinin yer aldığı birden fazla vakada benzer durumların ortaya çıkmasının “ihmal” veya “aldatma” şüphesi yaratabileceğini belirtti.
BBC’nin araştırması, KKTC’de tüp bebek merkezlerini sürekli denetleyen, standartları izleyen ve gerektiğinde çalışma izinlerini iptal edebilen bağımsız bir düzenleyici kurum bulunmamasını da yeniden tartışmaya açtı.
İddialara ilişkin KKTC’de yetkili makamların nasıl bir inceleme başlatacağı ve ailelerin hukuki girişimde bulunup bulunmayacağı merak konusu oldu.