Çete: “Toplum Artık Kavga Eden Değil, Çözüm Üreten Siyaset İstiyor”

Yayınlanma Tarihi :
Çete: “Toplum Artık Kavga Eden Değil, Çözüm Üreten Siyaset İstiyor”
KTAMS - Emeğine sahip çık, sendikalı ol, KTAMS'ta örgütlen

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Lefkoşa Milletvekili Adayı ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çete, ülke ekonomisinin lokomotif sektörleri olan turizm, yükseköğrenim ve inşaatta yaşanan sorunları değerlendirdi. İnşaat sektörünün yüksek faizler, artan maliyetler ve Güney Kıbrıs kaynaklı girişimler nedeniyle ciddi bir daralma yaşadığını savunan Çete, sektörün mevcut durumunu “yoğun bakım” olarak nitelendirdi. 2027 yılının ikinci yarısında toparlanmanın başlayabileceğini, 2028 yılında ise sektörün yeniden ayağa kalkabileceğini öngören Çete, ekonomik sorunların çözümü için üretim odaklı politikalara geçilmesi gerektiğini vurguladı. Tarımda devlet destekli üretim modeli, güneş enerjisi yatırımları, alternatif turizm ve gençlerin barınma sorununa yönelik projeler geliştirilmesi çağrısında bulunan Çete, siyasette kavga ve ayrışma yerine ortak akıl ve çözüm odaklı anlayışın hâkim olması gerektiğini söyledi.

Kanal T'de yayımlanan Pınar Gözek ile Siyasette Yeni Yüzler programına konuk olan YDP Lefkoşa Milletvekili Adayı Ömer Çete, siyasi geçmişini, adaylık kararını, ekonomik gelişmeleri ve ülkenin kalkınmasına yönelik önerilerini anlattı.

Yaklaşık 20 yıldır inşaat ve emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Çete, iş dünyasındaki deneyimlerinden hareketle turizm, eğitim ve inşaat sektörlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti.

“SİYASET BENİM İÇİN MAKAM VE ÜNVAN ANLAMI TAŞIMIYOR”

1982 yılında Medine'de doğduğunu, eğitim hayatını ve askerlik görevini Kıbrıs'ta tamamladığını belirten Çete, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olduğunu söyledi.

Çeşitli sivil toplum örgütlerinde görev aldığını, Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği yönetim kurulunda iki dönem bulunduğunu ve sosyal sorumluluk projeleri geliştiren bir derneğin başkanlığını yürüttüğünü aktaran Çete, evli ve üç çocuk babası olduğunu ifade etti.

Siyasi hayatına sekiz yıl önce YDP'de başladığını belirten Çete, Çatalköy Örgüt Başkanlığı, ilçe yönetimi ve partinin çeşitli organlarında görev aldığını, 2020-2021 yıllarında ise Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu'nda bulunduğunu söyledi.

Hâlen YDP Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını belirten Çete, siyasete giriş amacını şu sözlerle anlattı:

“Siyaset benim için bir makam, bir referans, bir ünvan anlamı taşımıyor. Kendi kendime şunu sordum: Eleştiren tarafta mı kalacağım, yoksa ülkemin sıkıntılarının çözümüne katkı mı sağlayacağım?”

Toplumun ihtiyaçlarına ve gelecek kaygılarına çözüm üretmek amacıyla siyasette bulunduğunu vurgulayan Çete, milletvekili seçilmesi halinde vatandaşların sorunlarına doğrudan dokunan çalışmalar gerçekleştirmek istediğini söyledi.

“TOPLUM ARTIK KAVGA EDEN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETEN SİYASET İSTİYOR”

Vatandaşların siyasetten beklentilerinin değiştiğini savunan Çete, toplumun sürekli geçmişi tartışan, kavga eden ve ayrıştıran siyasi anlayıştan uzaklaşılmasını istediğini belirtti.

Hayat pahalılığı, sağlık, eğitim ve gençlerin gelecek kaygısının toplumun öncelikli sorunları arasında bulunduğunu ifade eden Çete, yalnızca sorunları dile getirmenin yeterli olmadığını vurguladı.

Çete, “Bugün hayat pahalılığını konuşabiliyoruz. Ama toplum bununla ilgili yapabileceğimiz çözümleri bizden duymak istiyor” dedi.

YDP'nin bu alanlarda çalışmalar yürüttüğünü belirten Çete, seçilmeleri halinde toplumun temel sorunlarına yönelik çözüm üretmek için çalışacaklarını söyledi.

“KUMAR TURİZMİ KÜÇÜK ESNAFA KATKI SAĞLAMIYOR”

Turizm sektörünün geçmiş yıllardaki yapısından uzaklaştığını savunan Çete, özellikle büyük oteller ve kumar turizmi merkezli ekonomik modelin küçük işletmelere yeterince katkı sağlamadığını ifade etti.

1990'lı yıllarda ülkeye gelen turistlerin butik otellerde ve pansiyonlarda konakladığını, taksi kullandığını, alışveriş yaptığını ve küçük restoranlarda yemek yediğini belirten Çete, günümüzde turizm faaliyetlerinin büyük ölçüde büyük otellerin bünyesinde yoğunlaştığını söyledi.

Bu durumun turizm gelirlerinin toplumun geneline yayılmasını engellediğini savunan Çete, turizm politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Turizmin yalnızca kumar, güneş ve deniz üzerinden pazarlanmasının artık yeterli olmadığını ifade eden Çete, sağlık turizmi, ekoturizm ve inanç turizminin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“ÖĞRENCİ SAYISINDAKİ AZALMA KÜÇÜK ESNAFI DA ETKİLİYOR”

Yükseköğrenimin ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını belirten Çete, son dönemde öğrenci sayısında azalma yaşandığını ifade etti.

Elektrik, temel gıda ve konut kiralarındaki artışların öğrencilerin yaşam maliyetlerini yükselttiğini belirten Çete, bu durumun ülkeye gelen öğrenci sayısını olumsuz etkilediğini savundu.

Üniversite öğrencilerinin yalnızca eğitim sektörüne değil, ekonominin birçok alanına katkı sağladığını vurgulayan Çete, kırtasiye, ulaşım, restoran, bankacılık ve diğer hizmet sektörlerinin öğrencilerden doğrudan yararlandığını söyledi.

Çete, Türkiye'den ve diğer ülkelerden daha fazla öğrencinin Kuzey Kıbrıs'a gelmesini sağlayacak politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

“İNŞAAT SEKTÖRÜ YOĞUN BAKIMDA”

İnşaat sektöründe ciddi bir durgunluk yaşandığını ifade eden Çete, sektörün yaklaşık her 10 yılda bir iniş ve çıkışlar yaşadığını söyledi.

Mevcut daralmanın nedenlerinden biri olarak Güney Kıbrıs'ın girişimlerini gösteren Çete, özellikle taşınmaz mallara ilişkin tutuklamaların yabancı yatırımcılar üzerinde olumsuz etki yarattığını savundu.

Pandemi sonrasında Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya ve Rusya gibi ülkelerden Kuzey Kıbrıs'a önemli miktarda yatırımcı ilgisi olduğunu belirten Çete, Güney Kıbrıs kaynaklı girişimlerin bu süreci sekteye uğrattığını ileri sürdü.

Ancak sektördeki daralmanın yalnızca siyasi gelişmelerden kaynaklanmadığını belirten Çete, küresel ekonomik kriz, yüksek faiz oranları, kredi kullanımındaki zorluklar ve artan inşaat maliyetlerinin de durgunluğu derinleştirdiğini söyledi.

Çete, “Hatta yoğun bakımda diyebiliriz inşaat sektörüne” ifadelerini kullandı.

“2027'NİN İKİNCİ YARISINDA TOPARLANMA, 2028'DE YENİDEN YÜKSELİŞ BEKLİYORUM”

İnşaat sektörünün geleceğine ilişkin öngörülerini de paylaşan Çete, 2027 yılında faiz oranlarında kısmi bir gerileme yaşanabileceğini düşündüğünü söyledi.

Bu gelişmenin sektörün yeniden hareketlenmesini sağlayabileceğini belirten Çete, 2027 yılının ikinci yarısında toparlanmanın başlayabileceğini, 2028 yılında ise sektörün yeniden ayağa kalkabileceğini öngördü.

Kuzey Kıbrıs'ta gayrimenkul yatırımlarının geri dönüş süresinin geçmişte 6-8 yıl arasında olduğunu, bugün ise 10-13 yıla yükseldiğini ifade eden Çete, buna rağmen ülkenin yabancı yatırımcılar açısından önemli avantajlara sahip olduğunu savundu.

Özellikle Türkiye ve Avrupa pazarlarının yeniden canlandırılması gerektiğini belirten Çete, Avrupa'dan gelen yatırımcı ilgisinin 2027 yılının ilk çeyreğinden itibaren artmaya başlayabileceği yönündeki beklentisini dile getirdi.

“GENÇLERİN BARINMA SORUNUNA YÖNELİK PROJELER GELİŞTİRİLMELİ”

İnşaat sektöründeki gelişmelerin yalnızca yatırımcılar açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çete, ülkede yaşayan gençlerin konut sahibi olabilmesinin de öncelikli meselelerden biri olduğunu vurguladı.

Barınmanın temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Çete, gençlerin konut sorununa yönelik uzun vadeli devlet politikaları geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Çete, bu konuda araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılması, gençlerin ihtiyaçlarına uygun konut projelerinin ülke politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“ÜRETEN TOPLUM OLMAKTAN UZAKLAŞTIK”

Ülke ekonomisinin temel sorunlarından birinin üretim eksikliği olduğunu savunan Çete, dövizle yapılan alım satımlar karşısında Türk lirasıyla gelir elde eden vatandaşların alım gücünün korunmasının önemine dikkat çekti.

Ekonomik kalkınmanın yalnızca mevcut sektörlere bağlı kalınarak sağlanamayacağını ifade eden Çete, üretimin çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Biz artık üreten bir toplum değiliz. Biz daha çok tüketen bir toplum olduk” diyen Çete, ekonomik politikaların üretimi teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Üretim odaklı dönüşümün yalnızca bir siyasi partinin değil, tüm siyasi aktörlerin ortak hedefi olması gerektiğini vurgulayan Çete, kalıcı ekonomik çözümler için ortak akıl çağrısında bulundu.

“MESARYA TOPRAKLARI DEVLET DESTEĞİYLE ÜRETİME KAZANDIRILMALI”

Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a ulaştırılan suyun tarımsal üretim açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Çete, özellikle Kuzey ve Güney Mesarya bölgelerindeki tarım arazilerinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tarımda planlı üretim modeline geçilmesini öneren Çete, öncelikle toprak analizlerinin yapılması ve hangi bölgede hangi ürünün yetiştirilebileceğinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Üreticilere devlet tarafından tohum, kredi ve teknik destek sağlanabileceğini belirten Çete, alım garantili üretim modellerinin de değerlendirilmesini önerdi.

Bölgedeki köylerin küçük kooperatifler aracılığıyla örgütlenebileceğini söyleyen Çete, tarımın yeniden canlandırılması için Türkiye'nin teknik ve mali desteğinden yararlanılabileceğini ifade etti.

Çete, üretim çeşitliliğinin artırılmasının hem iç piyasaya hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacağını savundu.

“VATANDAŞ GÜNEŞTEN ELEKTRİK ÜRETİP DEVLETE SATABİLMELİ”

Enerji maliyetlerinin işletmeler üzerindeki en önemli yüklerden biri olduğunu belirten Çete, Kuzey Kıbrıs'ın güneş enerjisi potansiyelinden yeterince yararlanamadığını söyledi.

Yılın yaklaşık dokuz ayı güneşli olan bir ülkede yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade eden Çete, vatandaşların kendi arazilerinde elektrik üretebileceği ve ihtiyaç fazlasını devlete satabileceği bir sistemin geliştirilmesini önerdi.

Bu hedefin Türkiye ile enerji alanında iş birliği yapılarak gerçekleştirilebileceğini belirten Çete, elektrik bağlantı hatları ve ortak enerji havuzları üzerinden enerji alışverişinin mümkün hale getirilebileceğini savundu.

Enerji politikalarının siyasi partiler arasında ortak bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayan Çete, hükümet ve muhalefetin bu konuda birlikte hareket etmesi çağrısında bulundu.

“İNANÇ TURİZMİ VE EKOTURİZMDE BÜYÜK POTANSİYEL VAR”

Kuzey Kıbrıs'ın turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini savunan Çete, özellikle inanç turizminin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Adada İslam tarihi açısından önemli mekânlar bulunduğunu ifade eden Çete, Hala Sultan ve Hazreti Ömer Türbesi gibi yerlerin inanç turizmi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dünyada inanç turizminin önemli bir ekonomik faaliyet alanı olduğunu belirten Çete, Kuzey Kıbrıs'ın bu alanda uluslararası tanıtım çalışmalarına ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

Ekoturizm ve doğa temelli turizm faaliyetlerinin de geliştirilmesi gerektiğini belirten Çete, yoga, spor ve dinlenme amaçlı seyahatlerin giderek yaygınlaştığını söyledi.

Çete, ülkenin doğal güzellikleri, iklimi ve kültürel değerlerinin farklı turizm alanlarıyla bütünleştirilerek uluslararası pazarda daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini vurguladı.

“YERLİ ÜRÜNLERİN DÜNYAYA PAZARLANMASI İÇİN DİJİTAL İMKÂNLAR KULLANILMALI”

Kuzey Kıbrıs'ta üretilen yerel ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılmasının önemine dikkat çeken Çete, geçmişte Ekonomi ve Enerji Bakanlığı döneminde Türk Telekom'un dijital platformları üzerinden yerel ürünlerin pazarlanmasına yönelik girişimler yapıldığını hatırlattı.

Macun, reçel ve narenciye ürünlerinin dijital platformlar aracılığıyla yurt dışına satılabilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Çete, benzer projelerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Küçük ölçekli girişimlerin dahi ülke ekonomisine katkı sağlayabileceğini ifade eden Çete, önemli olanın üretmek, çalışmak ve yeni pazarlara ulaşmak olduğunu vurguladı.

“SİYASETTE AYRIŞMAYI BIRAKIP ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİYİZ”

Programın sonunda siyasi anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çete, ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümünde siyasi partiler arasında iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Siyasette kavga ve ayrıştırma kültüründen uzaklaşılması gerektiğini belirten Çete, farklı siyasi görüşlere sahip temsilcilerin ülkenin menfaatleri doğrultusunda birbirlerinin fikirlerinden yararlanabilmesi gerektiğini söyledi.

Çete, “Artık olgunlaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, siyasetin temel amacının topluma hizmet etmek ve ülkenin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek olması gerektiğini vurguladı.

YDP'nin yanı sıra seçimlere katılan tüm siyasi partilere başarılar dileyen Çete, toplumun geleceği için üretim, kalkınma ve ortak akıl temelinde çalışılması gerektiğini belirtti.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
hediyem_su_buzlat