Tacan Reynar: Yargı kararlarını idarenin takdirine bırakan anlayışı kabul etmiyoruz

Yayınlanma Tarihi :
Tacan Reynar: Yargı kararlarını idarenin takdirine bırakan anlayışı kabul etmiyoruz
WhatsApp-Image-2026-03-05-at-10.18.54

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişikliğin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararlarının sonuçlarını idarenin takdirine bırakacak düzenlemelerin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Yazılı açıklama yapan Reynar, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin uzun süredir yasama yetkisi yerine tüzükleri kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini savunarak, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan son değişiklikle yargı kararlarının sonuçlarını da idarenin takdirine bırakacak yeni ve tehlikeli bir adım atıldığını ifade etti.

Reynar, tartışmanın hükümlülerin iyi hâlinin ödüllendirilmesi olmadığını vurgulayarak, bağımsız mahkemelerin verdiği cezaların fiilen değiştirilmesine yol açabilecek kadar geniş bir yetkinin siyasi iradenin atadığı idari makamlara bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mahkemelerin delilleri değerlendirerek suçun ağırlığı, sanığın kişiliği, mağdurun durumu ve kamu yararını gözeterek hüküm kurduğunu belirten Reynar, ceza yargılamasının soruşturma, kovuşturma ve savunma süreçleriyle uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu kaydetti.

“Son beş yılda bin 433 hükümlü idarenin takdiriyle bağışlandı”

Reynar, düzenlemeyle birlikte mahkeme kararlarının infazına ilişkin önemli bir bölümün idari makamların değerlendirmesine bırakılmasının ceza infaz sistemini güçlendirmediğini, aksine mahkeme kararlarının ağırlığını ve saygınlığını zayıflattığını savundu.

Reynar, Bilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığı’na yaptığı başvuruya verilen resmi yanıta da dikkat çekerek, 15 Temmuz 2021 ile 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında bin 433 hükümlünün Şartlı Tahliye Kurulu kararıyla tahliye edildiğinin ortaya çıktığını belirtti. Bu verinin, şartlı tahliye mekanizmasının zaten aktif şekilde işletildiğini gösterdiğini ifade eden Reynar, mevcut sistemde idarenin takdir yetkisini daha da genişletecek yeni tüzük değişikliklerine ihtiyaç olmadığını savundu. Reynar, infaz rejiminde böylesine önemli sonuçlar doğuran uygulamaların idari düzenlemelerle değil, Meclis’te yapılacak kapsamlı yasal düzenlemelerle ele alınması gerektiğini vurguladı. Şartlı Tahliye Kurulu’nun yapısının da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Reynar, kurulun siyasi etkiden uzak, bağımsızlığını güvence altına alacak şekilde ağırlıklı olarak hukukçulardan oluşan bir yapıya kavuşturulmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu ifade etti.

Şartlı Tahliye Tüzüğü’nde bugüne kadar yapılan değişikliklerle idarenin takdir alanının sürekli genişletildiğini belirten Reynar, şimdi ise Cezaevi Disiplin Tüzüğü üzerinden yeni bir bağışlama mekanizması oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.

Bunun infaz rejiminin yasalar yerine tüzüklerle ve siyasi tercihler doğrultusunda şekillendirildiğini gösterdiğini söyleyen Reynar, ceza hukukunda temel ilkenin yasallık olduğunu vurguladı.

Kişilerin ne kadar ceza alacağı kadar, bu cezanın hangi koşullarda infaz edileceğinin de yasayla öngörülebilir olması gerektiğini belirten Reynar, mahkeme kararlarının fiilen değiştirilmesine yol açabilecek yetkilerin tüzüklerle düzenlenmesinin hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.

“İdare mahkemenin yerine geçemez”

Hukuk devletinde idarenin mahkemenin yerine geçemeyeceğini vurgulayan Reynar, mahkemenin takdir yetkisini kullanan idari mekanizmalar oluşturulmasının kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu söyledi.

Kararların etkin yargısal denetime tabi olmamasının keyfiliğe açık bir yapı oluşturduğunu ifade eden Reynar, hukuk devletinin kişilere duyulan güvene değil, denetlenebilir kurallara dayanması gerektiğini kaydetti.

Cezaevlerinin kapasitesi, infaz sistemi, rehabilitasyon politikaları ve şartlı tahliye rejiminin yeniden değerlendirilebileceğini belirten Reynar, bunların hiçbirinin yargının verdiği kararların idarenin takdir alanına devredilmesini haklı göstermeyeceğini dile getirdi.

Hükümete geri adım çağrısı

Toplumun ihtiyacının mahkemeleri etkisizleştiren yeni idari yetkiler değil; bağımsız yargıya saygı gösteren, mahkeme kararlarını atanmış idari makamların değerlendirmesine bırakmayan, infaz sistemini yasayla düzenleyen şeffaf, öngörülebilir ve eşit uygulanan bir ceza adaleti sistemi olduğunu belirten Reynar, ceza infaz rejiminin tüzüklerle parça parça değiştirilmesi yerine Meclis’te yapılacak kapsamlı yasal düzenlemelerle yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

Reynar, mahkeme kararlarının sonuçlarını değiştirecek ölçüde geniş idari yetkilerden derhal vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, yapılan tüzük değişikliğinin hem bağımsız yargıya hem de ceza muhakemesi sürecinde görev yapan yargı mensuplarına saygısızlık olduğunu savundu ve UBP-DP-YDP Hükümeti’ni söz konusu düzenlemeyi geri çekmeye çağırdı.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam