Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleleri sert bir dille eleştirdi. Tanpınar, sansür girişimlerini “toplumu karanlığa alıştırma ve insanları yönetilebilir kılma çabası” olarak nitelendirdi.
Tanpınar’ın açıklaması şöyle:
“Düşüncemizi ifade etme hakkımıza el uzatanlar, aslında kendi korkularını itiraf ediyor. Gerçeği susturamazsınız. Sadece ondan korktuğunuzu ilan edersiniz. Bugün yaptığınız şey sansür değil, sadece toplumu karanlığa alıştırma girişimidir, insanları konuşamaz hale getirerek yönetilebilir kılma çabasıdır. Yani mesele birkaç video, birkaç paylaşım değil; doğrudan doğruya özgürlüğün kendisidir. Ama unuttuğunuz bir şey var! Bu toplum susmayı değil, konuşarak var olmayı öğrendi artık. Siz kararttıkça biz daha yüksek sesle konuşacağız, siz sildikçe biz daha fazla yayacağız, siz bastırdıkça gerçek daha sert geri dönecek. Çünkü ifade özgürlüğü bir lütuf değil, haktır. Ve hak, siz izin verdiniz diye var olmaz, tam aksine, siz engellemeye çalıştıkça çığ gibi büyür, dağ olur... Korkunun dili sansür, bizim dilimiz ise gerçektir. Ve o gerçeği asla susturamayacaksınız.”
Tanpınar, açıklamasında sansürün birkaç içerik silme veya video kaldırma meselesi olmadığını, doğrudan ifade özgürlüğünün hedef alındığını vurguladı.
Toplumun artık susmayı değil, konuşarak var olmayı öğrendiğini belirterek, baskı arttıkça gerçeklerin daha güçlü şekilde geri döneceğini ifade etti.
Fevzi Tanpınar, daha önce de bilişim suçları ve basın yasası değişiklikleri konusunda benzer uyarılarda bulunmuş, bu tür düzenlemelerin gazeteciliği ceza tehdidiyle susturma aracı haline getirilemeyeceğini ve ifade özgürlüğünü daraltmaması gerektiğini dile getirmişti.
Açıklama, özellikle sosyal medya paylaşımları ve videolara yönelik müdahalelerin arttığı bir dönemde, özgürlük tartışmalarına dikkat çekiyor. Tanpınar, “hak” kavramını merkeze alarak, engelleme çabalarının aksine özgürlük talebinin güçleneceğini savundu.