Ürün Solyalı: Cezaevi Müdürü'ne verilen yetki, yargı kararlarına müdahaledir

CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan değişiklikle Cezaevi Müdürü'ne verilen ceza indirimi yetkisinin mahkeme kararlarının sonuçlarını değiştirecek nitelikte olduğunu savunarak, düzenlemenin hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerini zedelediğini söyledi.

Yayınlanma Tarihi :
Ürün Solyalı: Cezaevi Müdürü'ne verilen yetki, yargı kararlarına müdahaledir
041223_paypoint_1


Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan değişikliklere tepki göstererek, hükümetin ceza infaz sistemini hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda güçlendirmek yerine tüzüklerle sürekli değiştirmeyi tercih ettiğini savundu.

Yazılı açıklama yapan Solyalı, ceza yargılaması ve infaz sisteminin temel amacının hükümlüden intikam almak değil; yeniden suç işlemesini önlemek, mağduru korumak, kamu vicdanını rahatlatmak, toplumu suçtan korumak ve hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasını sağlamak olduğunu belirtti. Bu sistem içerisinde ödül ve teşvik mekanizmalarının zaten bulunduğunu ifade eden Solyalı, yapılan son değişikliklerin ise bu anlayışın dışına çıktığını öne sürdü.

Şartlı Tahliye Tüzüğü'nde bugüne kadar dokuz değişiklik yapıldığını hatırlatan Solyalı, son düzenlemeyle birlikte Cezaevi Disiplin Tüzüğü üzerinden mahkeme kararlarının sonuçlarını değiştirecek yeni bir mekanizmanın kalıcı hale getirildiğini iddia etti.

Yeni düzenlemeyle Cezaevi Müdürü'ne, iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında hükümlünün "iyi hali ve çalışkanlığı" gerekçe gösterilerek cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi verildiğini belirten Solyalı, bu yetkinin sıradan bir idari işlem olmadığını savundu.

Bu yetkinin mahkemenin verdiği cezanın infaz süresini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Solyalı, kişi özgürlüğünü ve mahkeme kararlarını etkileyen böyle bir kamu gücünün idari makam tarafından kullanılmasının kuvvetler ayrılığı anlayışını zedelediğini ileri sürdü. Düzenlemenin, yargının yerine idarenin takdirini koyduğunu savunan Solyalı, mahkeme kararını fiilen değiştirecek bu tür bağışlama kararlarının herhangi bir yargı denetimine tabi olmamasını da eleştirdi.

Cezaevi Müdürü kadrosunun halen asaleten doldurulmadığına dikkat çeken Solyalı, böylesine kritik bir yetkinin fiilen kim tarafından ve hangi hukuki sorumluluk anlayışıyla kullanılacağının dahi belirsiz olduğunu ifade etti. Bu durumun düzenlemenin yalnızca hukuki değil, idari meşruiyetini de tartışmalı hale getirdiğini öne sürdü.

Cezaevi kapasitesinin tartışıldığı dönemlerde infaz rejiminin sürekli gevşetilmesinin doğru olmadığını belirten Solyalı, bunun suçla mücadele, denetim ve güvenlik politikalarının yerine geçemeyeceğini söyledi.

Bağışlama ve şartlı tahliye sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini dile getiren Solyalı, ancak bunun tüzük değişiklikleriyle değil, Anayasa'nın öngördüğü hukuk devleti, yasallık ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine uygun şekilde, siyasi atamayla göreve gelen idari makamların karar verici olmasını engelleyen ve yargı denetimini içeren yasal düzenlemelerle yapılması gerektiğini kaydetti.
 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam